10334352_10152440810354709_465065406890911542_n

Çernobil’in Etkileri

Ana Sayfa » YAŞAM » Çernobil’in Etkileri
Paylaş
Tarih : 11 Kasım 2015 - 18:00

çernobilÇernobil felaketinden kaynaklanan radyasyona özellikle maruz kalan topluluklar
a. Temizlik çalışanları (tasfiye memurları):
830,000 (Yablokov, 2010)
b. 30 km alandan ve diğer aşırı kontamine bölgelerden tasfiye edilenler:
350,400 (Yablokov, 2010)
c. Rusya, Beyaz Rusya ve Ukraynada yoğun radyasyona maruz kalan nüfus:
8,300,000 (Yablokov, 2010)
d. Radyasyona düşük maruziyeti olan Avrupa nüfusu:
600.000.000 (Fairlie, 2007)
Çernobil nedeniyle ek radyasyona maruz kalma sonucu beklenen
hastalık/sağlık hasarları
a. Kanser. Yine de, pek çok kanserin latent periyodunun 25-30 sene olduğunu
belirtmek gerekir. Hali hazırda, sadece tiroid kanseri, meme kanseri ve beyin
tümörü vakalarını görmekteyiz. Ama tasfiye memurlarında pek çok diğer organda
da kanser gelişimi gözlenmiştir: prostat bezi, mide, kan kanseri, tiroid kanseri
b. Genetik değişiklikler: malformasyonlar, ölü doğumlar, çocuk olmaması
c. Kanser harici hastalıklar: Pek çok organ sistemi etkilenebilir; beyin hastalıkları;
hızlanmış yaşlanma süreci; psikolojik bozukluklar
Bulguların özeti
1. Düşük seviye radyasyonun (0 – 500 mSv) etkileri sistematik olarak izlenmiş ve
araştırılmıştır. Özellikle, Çernobil öncesinde düşük seviye radyasyonun genetik
etkileri belirsizdi. Çernobil sonrasında hücrelerin yanı sıra, hücre içi moleküler
yapıların da araştırılmasıyla bilgi düzeyi yükselmiştir.

Buna rağmen, ICRP 100 mSv dozu teratojenik hasar için limit olarak vermeye devam
etmektedir. Bu iddia pek çok çalışmayla çürütülmüştür.
2. Genomik dengesizlik ve seyirci etkisi gibi hedef alınmamış etkiler bulunmuştur;
radyasyondan direk etkilenmeyen hücrelerde genetik değişiklik gibi.
3. Radyasyon seviyesi azaldıkça, kanser ortaya çıkışına kadar geçen latent periyod
uzamaktadır (Pierce ve Preston tarafından RERF çalışmaları çerçevesinde 2000’lerin
başında tespit edilmiştir).
4. Genomik dengesizlik genlerle aktarılmaktadır ve her nesilde katlanarak artmaktadır.
Etkilenen her üç cumhuriyetin (Moskova, Minsk, Kiev) araştırma merkezlerinde
yapılan ve tasfiye memurları ile radyasyona maruz kalmamış annelerin çocuklarında
kromozom anormalliklerini gösteren çok sayıda çalışma mevcuttur. Kümülasyon
etkisinin ilk ortaya çıkışı radyasyona maruz kalan ebeveynlerin çocuklarında görülen
tiroid vakaları olabilir. Ancak, bu durum henüz net değildir.
5. Kanser dışı hastalıkların insidanslarında artış bulunmuştur; özellikle
kardiyovasküler ve mide hastalıkları ve nörolojik-psikiyatrik hastalık vakaları
düşük seviye radyasyonun somatik etkileri olarak bulunmuştur. Sonuncusu
özellikle tasfiye memurları ve onların çocuklarında yapılan bir araştırmada
gözlenmiştir.
6. Rus yetkililerce verilen sayılara göre, tasfiye memurlarının %90’ından fazlası
sakatlanmıştır; diğer bir deyişle en az 720,000 tasfiye memuru ciddi bir şekilde
hastalanmıştır. Erken yaşlanıyor ve ortalamadan çok daha yüksek sayıda çeşitli
formda kanser, lösemi, somatik, nörolojik ve psikiyatrik hastalıklara yakalanıyorlar.
Pek çoğunda katarakt mevcut. Uzun latent döneme bağlı olarak, gelecek yıllarda
kanserlerde belirgin artış beklenmektedir.
7. Tahminlere göre 2005 yılına dek 112,000 ila 125,000 tasfiye memuru ölmüştür.
8. Mevcut çalışmalar Çernobil sonucu gerçekleşen bebek ölümlerinin 5000
civarında olduğunu tahmin etmektedir.
9. Genetik ve teratojenik hasarlar (malformasyonlar) sadece direk etkilenen üç ülkede
değil diğer Avrupa ülkelerinde de belirgin olarak artmıştır. Sadece Bavyera’da
Çernobil’den bu yana 1000 ila 3000 arası ek doğum anomalisi bulunmuştur.
Avrupa’da 10,000’den fazla ciddi anomalinin radyasyonla tetiklenmiş olmasından
korkmaktayız. UAEA’nın Çernobil felaketi nedeniyle 100,000 ila 200,000 arası düşük
gerçekleştiği sonucuna vardığı göz önüne alındığında raporlanmayan vaka sayısının
yüksek olduğu tahmin edilmektedir.
10. UNSCEAR’a göre Çernobil bölgesinde 12,000 – 83,000 arası çocuk konjenital
deformitelerle doğmuştur ve dünya çapında yaklaşık 30,000 – 207,000 Çernobil ile
bağlantılı genetik hasarlı çocuk vardır. Toplam beklenen hasarın sadece %10’u ilk
nesilde görülebilmektedir.
11. Çernobil sonrasında Avrupa’da sadece ölü doğum ve malformasyonlarda artış
görülmemiş aynı zamanda erkek ve dişi embriyoların oranında da bir kayma
olmuştur. 1986 sonrasında belirgin olarak daha az kız çocuk doğmuştur.
Kristina Voigt , Hagen Scherb bildirisi ayrıca 1986, Çernobil sonrasında Avrupa’da
beklenene göre 800,000 daha az çocuk doğmuştur. Scherb, bildiri tüm ülkeleri
kapsamadığı için, Çernobil sonrası “kayıp” çocukların toplam sayısının bir milyon
civarında olduğunu tahmin etmektedir. Benzer etkiler yer-üstünde yapılan nükleer
silah testlerini takiben de gözlenebilir.

12. Sadece Beyaz Rusya’da felaketten sonra 12,000 kişide tiroid kanseri gelişmiştir.
(Pavel Bespalchuk, 2007). DSÖ öngörüsüne göre, sadece Beyaz Rusya’nın Gomel
bölgesinde, hayatları boyunca 50,000’den fazla çocukta tiroid kanseri gelişecektir.
Tüm yaş grupları bir arada değerlendirilirse Gomel bölgesinde 100,000 civarı tiroid
kanseri vakası olacağı hesaba katılmalıdır.
13. Beyaz Rusya ve Ukrayna’da gözlenen tiroid kanserleri temel alınarak, Malko (2007)
gelecekte beklenen kanserleri hesaplamış ve radyasyon faktörünü eklemiştir. 1986
ve 2056 arasında 92,627 tiroid kanseri vakası olacağı sonucuna ulaşmıştır. Bu
hesaplama tasfiye memurlarının tiroid kanserlerini içermemektedir.
14. Çernobil’den sonra, İsveç, Finlandiya ve Norveç’te bebek ölüm oranları 1976-2006
periyodundaki eğimle karşılaştırıldığında %15.8’lik belirgin bir artış görülmektedir.
Alfred Körblein 1987’den 1992’ye kadarki süreçte 1,209 ek bebek ölümü olduğunu
hesaplamıştır (95 % güven aralığı: 875 – 1,556).
15. Almanya’da, bilim adamları Çernobil’i takip eden dokuz ayda yeni doğanlarda
trizomi 21 sayısında anlamlı artış saptamışlardır. Bu durum özellikle Batı Berlin ve
güney Almanya’da belirgindir.
16. Orlov ve Shaversky Ukrayna’da üç yaş altı çocuklarda 188 beyin tümör vakasından
oluşan bir seri raporlamışlardır. Çernobil’den önce (1981’den 1985’e) 9 vaka
sayılmıştır, yılda iki bile değil. 1986-2002 periyodunda beyin tümörü tanısı alan çocuk
sayısı 179’a yükselmiştir , yılda ondan fazla.
17. Güney Almanya’nın daha fazla kontamine olan alanlarında çocuklarda
nöroblastoma adlı nadir görülen bir çocukluk çağı tümöründe belirgin kümelenme
bulunmuştur.
18. Ukrayna’da Çernobil Bakanlığı tarafından yayınlanan bir bildiride; endokrin sistem
hastalıklarında (1987’den 1992‘ye kadar 25 kat), sinir sistemi hastalıklarında (6 kat),
dolaşım sistemi hastalıklarında (44 kat), sindirim organı hastalıklarında (60 kat), cilt
ve ciltaltı hastalıklarında ( 50 kat daha fazla) , kas-iskelet sistemi ve fizyolojik
disfonksiyonlarda (53 kat) daha fazla vaka kayıtlandığı belirtilmiştir. Yüksek
radyasyon nedeniyle orturdukları yerlerden tahliye edilenlerin %59’u 1987 yılında
sağlıklı iken bu oran 1996’da %18’e inmiştir. Kontamine alanlardaki topluluklarda
sağlıklı insan oranı %52’den %21’e ve özellikle dramatik olarak Çernobil nükleer
serpintilerinden direk etkilenmemiş fakat ebeveynleri yüksek doz radyasyona maruz
kalmış çocuklarda sağlıklı çocuk oranı 1996’da %81’den %30’a düşmüştür.
19. Birkaç yıldır tip I diyabetin çocuk ve adolesanlarda hızla arttığı raporlanmaktadır.
20. Kanser dışı hastalıklar, lösemi ve kanserlere göre çok daha fazladır.
Çernobil bölgesinde felaketten etkilenen tüm nüfusun sağlık durumlarındaki değişiklikle ilgili
bugüne kadar derli toplu bir değerlendirme yapılamamıştır. Genel olarak kuzey
yarımküredeki insanların yaşadığı felakete yönelik değerlendirmenin eksikliğinden
bahsetmeye gerek bile yok. Burada belirtilen rakamlar bir yandan aşırı yüksek gibi gözükse
de, başka bakış açılarından görece düşük görülebilir. Ama bu raporda değerlendirmeye tabi
tutulan bütün çalışmaların nüfusun görece küçük kesimleriyle ilgilendiği göz önünde
bulundurulmalıdır. Hatta hastalık oranlarındaki sözde küçük değişiklikler bile ciddi sağlık
hasarlarının göstergesi olabilir ve büyük bir nüfusta değerlendirildiklerinde çok sayıda insanın
mağduriyetini gösterebilir.

 

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Dünyanın En Ünlü Mart Festivalleri
Dünyanın En Ünlü Mart Festivalleri

1 Bali Spirit Festivali (29 Mart-3 Nisan 2016) Ubud, Bali, Endonezya Bali Spirit, Wanderlust festivali gibi hızla büyüyen yeni bir fenomen. Yemyeşil

Yaşam İçin 13 Satır
Yaşam İçin 13 Satır

1. Seni sen olduğun için değil, seninle birlikte olduğumda ben olduğum için seviyorum., 2. Hiç kimse gözyaşlarını haketmez, onlara layık olan

Hayat Felsefesi Olabilecek Başarı Sözleri
Hayat Felsefesi Olabilecek Başarı Sözleri

“Başarı son değildir, başarısızlık ölümcül de değildir. Önemli olan devam etme cesaretini gösterebilmektedir.” Bu söz İngiliz politikacı

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz