10334352_10152440810354709_465065406890911542_n

Lisedeki Gençlerin Okuması Gereken 20 Kitap

Ana Sayfa » YAŞAM » Lisedeki Gençlerin Okuması Gereken 20 Kitap
Paylaş
Tarih : 09 Ocak 2016 - 12:21

kitapKaynak: The Times

1- 1984, GEORGE ORWELL

George Orwell’in bu kült kitabı, yazarın geleceğe ilişkin bir kâbus senaryosu. Bireyselliğin yok edildiği, zihnin kontrol altına alındığı, insanların makineleşmiş kitlelere dönüştürüldüğü totaliter bir dünya düzeni, romanda inanılmaz bir hayal gücüyle, en ince ayrıntısına kadar kurgulanmış. Geçmişte ve günümüzde dünya sahnesinde tezgâhlanan oyunlar düşünüldüğünde, ütopik olduğu kadar gerçekçi bir roman Bin Dokuz Yüz Seksen Dört. Güncelliğini hiçbir zaman yitirmeyen bir başyapıt; yalnızca yarına değil, bugüne de ilişkin bir uyarı çığlığı.

2- BÜLBÜLÜ ÖLDÜRMEK, HARPER LEE

1960 yılında yayımlandığından bu yana bütün edebiyatseverlerin gönlünde özel bir yer edinen, Pulitzer ödüllü Bülbülü Öldürmek, Amerika’nın güneyinde yaşanan ırkçılığı ve eşitsizliği bir çocuk kahramanın, Scout Finch’in gözünden anlatıyor. Yazar Harper Lee, kullandığı yalın ama çarpıcı dil aracılığıyla adalet, özgürlük, eşitlik ve ayrımcılık gibi hâlâ güncel temaları, Scout’ın büyüyüş öyküsüyle birlikte dokuyarak, iyilik ve kötülüğü hem bireysel hem de toplumsal düzeyde mercek altına alıyor. Bir “zenci”nin haksız yere suçlanması üzerinden gelişen olaylar; önyargılar, riyakârlık, sınıf ve ırk çatışmalarıyla beslenen küçük Amerikan kasabasının sınırlarını aşıp, insanlar arası ilişkide adaletin ve dürüstlüğün önemini anlatan evrensel bir hikâyeye dönüşüyor. Bu roman, etkileyici gerçekliği ile ürperten, “insani” vurgusuyla sarıp sarmalayan, çağdaş dünya edebiyatının en önemli örneklerinden biri

3- HAYVAN ÇİFTLİĞİ, GEORGE ORWELL

İngiliz yazar George Orwell, ülkemizde daha çok 1984 adlı kitabıyla tanınıyor. Hayvan Çiftliği, onun çağdaş klasikler arasına girmiş bir diğer çok ünlü eseri. 1940’lardaki “reel sosyalizm”in eleştirisi olan bu roman, dünya edebiyatında yergi türünün başyapıtlarından biri olarak kabul ediliyor. Hayvan Çiftliği’nin başkişileri hayvanlar. Bir çiftlikte yaşayan hayvanlar, kendilerini sömüren insanlara başkaldırıp çiftliğin yönetimini ele geçirir. Amaçları daha eşitlikçi bir topluluk oluşturmaktır. Aralarında en akıllı olan domuzlar, kısa sürede önder bir takım oluşturur; ama devrimi de yine onlar yolundan saptırır. Ne yazık ki insanlardan daha baskıcı, daha acımasız bir diktatörlük kurulmuştur artık. George Orwell, bu romanında tarihsel bir gerçeği eleştiriyor. Romandaki önder domuzun, düpedüz Stalin’i simgelediği açık. Diğer kahramanlar gerçek kişileri çağrıştırmasalar da, bir diktatörlük ortamında olabilecek kişiler.

4- SİNEKLERİN TANRISI, WILLIAM GOLDING

Sineklerin Tanrısı”, günümüzde bir atom savaşı sırasında, ıssız bir adaya düşen bir avuç okul çocuğunun, geldikleri dünyanın bütün uygar törelerinden uzaklaşarak, insan yaradılışının temelindeki korkunç bir gerçeği ortaya koymalarını anlatıyor. Konusu, R. M. Ballantyne’ın Mercan Adası gibi eşsiz bir mercan adasının cenneti andıran ortamında başlayan bu roman, çağdaş toplumlardaki çöküntünün, insan yaradılışındaki köklerini gözönüne sermek amacıyla Mercan Adası’ndaki duygusal iyimserlikten apayrı bir yönde gelişiyor. Uygar insanın yüreğinde gizlenen karanlığı deşerken “Sineklerin Tanrısı”; daha çok Conrad’ın kısa romanı “Karanlığın Yüreği”ni andırıyor. Golding’in romanındaki çocuklar da başlangıçta tıpkı Kurtz gibi, uygar toplumun baskılarından uzak bir örnek düzen kurmak isterlerken, gitgide hayvanlaşıyor, korkunç bir kişiliğe bürünüyorlar. Bu yönüyle Sineklerin Tanrısı’nın Mercan Adası ile öbür ıssız ada serüvenlerinden ayrıldığı en önemli nokta, ıssız ada yaşamının çetin güçlüklerini ya da mutluluğunu anlatmaktan daha çok, bir insanlık durumunu, kişiler arasındaki çatışma aracılığıyla ortaya koymaya çalışması.

5- FARELER VE İNSANLAR, JOHN STEINBECK

Fareler ve İnsanlar, birbirine zıt karakterdeki iki mevsimlik tarım işçisinin, zeki George Milton ve onun güçlü kuvvetli ama akli dengesi bozuk yoldaşı Lennie Small’un öyküsünü anlatıyor. Küçük bir toprak satın alıp insanca bir hayat yaşamanın hayalini kuran bu ikilinin öyküsünde dostluk ve dayanışma duygusu önemli bir yer tutuyor. Steinbeck insanın insanla ilişkisini anlatmakla kalmıyor, insanın doğayla ve toplumla kurduğu ilişkileri de konu ediyor.
6- HARRY POTTER SERİSİ, J.K. ROWLING

1997’de ilk kitabı, Harry Potter ve Felsefe Taşı yayımlandığından beri milyonlarca okuyucuyu peşinden sürükleyen Harry Potter dizisi yedi hikayeden oluşuyor.

7- BİR NOEL ŞARKISI, CHARLES DICKENS

Charles Dickens, yaşamı çok renkli bir yazar. Çocukluğundan beri çok değişik ortamlarda, çok değişik işlerde çalışmış olması, onu pek çok insan manzarasıyla karşı karşıya getirmiş. Bu renkli yaşantılar, romanlarına da yansımış. Alabildiğine yalın bir anlatımla, konuşma diliyle yazdığı romanlar dünyanın dört bir yanında sevilerek okunmuş, 58 yaşında ölen yazar, arkasında Oliver Twist, Pickwick’in Serüvenleri, David Copperfield, Büyük Umutlar, Noel Şarkısı gibi, bugün de sevilerek okunan ölümsüz yapıtlar bırakmıştı. Noel Şarkısı, dünyada, yediden yetmişe her yaşta insanın sevdiği bir Noel masalı. Romanın kahramanı Scrooge, son derece sevimsiz, acımasız, pinti bir ihtiyar. Derken, bir Noel gecesi, bir hayalet çıkıyor karşısına; onu bekleyen kötü kaderi engellemek için hala bir şansı olduğunu söylüyor; ona yol gösteriyor. Noel Şarkısı, sinemaya en çok aktarılan ölümsüz kitaplardan biri; 200’e yakın uyarlaması yapıldı.
8- ÇAVDAR TARLASINDA ÇOCUKLAR, J.D. SALINGER

Çavdar Tarlasında Çocuklar, Salinger’ın tek romanı. Ergenlik çağının içinde, yetişkin dünyanın düzenine karşı isyankar bir çocuğun, bir Noel öncesi başına gelenleri anlatıyor.
1993’te Franny ve Zoey ile Dokuz Öykü adlı kitaplarını yayımladığımız Salinger, 1963’ten bu yana yeni bir yapıt yayımlamamasına ve neredeyse efsane haline gelmiş bir gizlilik içinde yaşamasına karşın, dünya edebiyat gündemindeki yerini hep koruyor.

9- BÜYÜK UMUTLAR, CHARLES DICKENS

Büyük Umutlar, 19. yüzyıl İngilteresi’nde taşra ortamından büyük kente uzanan tam bir Victoria dönemi romanı. Charles Dickens, bu olgunluk dönemi eserinde, köyünde acılı bir çocukluk yaşadıktan sonra esrarengiz bir mirasa konan Pip’in maceralarını anlatıyor. Gönlü karasevdayla, gözü yükselme hırsıyla perdelenmiş genç Pip’in serüvenleri, sanayileşen toplumdaki sevgisizlik, ikiyüzlülük ve para hırsını gözler önüne seriyor.

10- GURUR VE ÖNYARGI, JANE AUSTEN

Sadece 42 yıllık, gözden uzak ve sade yaşantısına karşın yazdıklarıyla “roman tarihinin ilk büyük (ve sahici) kültü” olmayı başaran bir 19. yüzyıl romancısı Jane Austen’ın, sayısız TV ve sinema uyarlamalarının yanısıra tüm “satış / okunma” anketlerinin de gösterdiği üzere, yazarın 1813’de yayınlanan ikinci romanı Gurur ve Önyargı tüm zamanların en sevilen romanlarının başında geliyor. Bu da, sanırız, Austen’in, dünyanın pek çok yerinde geleneklerin kadına biçtiği “en iyi gelecek” rolüyle kadınların aşklarını seçme hakkı arasındaki gerilimi “mizah, zeka ve sevecenlik”le yansıtmasından kaynaklanıyor.

11- SÜPER İYİ GÜNLER, MARK HADDON

Esrarengiz bir cinayet ve bu cinayeti aydınlatmaya çalışan, dünyanın en dikkatli dedektifi: Christopher John Francis Boone. 15 yaşındaki dedektif, yaşadığı sokaktan öteye tek başına hiç gitmemiş ama astronot olmak istiyor, dünya üzerindeki bütün ülkeleri ve onların başkentlerini sayabiliyor bir de 7 bin 507’ye kadar bütün asal sayıları… İngiltere’de yayımlandığı günden itibaren satış rekorları kıran ve bugüne kadar 15 dile çevrilerek 32 ülkede okuyucuyla buluşan Süper İyi Günler sizin de favoriniz olabilir.

12- ÇİZGİLİ PİJAMALI ÇOCUK, JOHN BOYNE

Bu kitabı okumaya başladığınızda, Bruno adında 9 yaşındaki bir çocukla bir yolculuğa çıkacaksınız (ama bu kitap 9 yaşındakiler için değil). Ve er geç Bruno ile birlikte bir tel örgüye varacaksınız. Böyle tel örgüler dünyanın dört bir yanında var. Umarız asla rastlamak zorunda kalmazsınız.

13- JANE EYRE, CHARLOTTE BRONTE

10 yaşında öksüz kalan Jane Eyre, kendisini hiçbir zaman sevmeyen, ancak kocasının vasiyeti üzerine bakımını üstlenen yengesiyle zor bir yaşam sürmektedir. Yatılı okulda (aslında yazar Charlotte Brontë’nin 1 yılını geçirdiği Lancashire’daki okuldur) kötü günler geçirir. Ancak Jane Eyre, Charlotte Brontë kadar şanslı değildir; okulda 10 yıl kalır ve öğretmen olarak mezun olur. Edward Rochester’ın malikânesinde mürebbiye olarak iş bulur. Evin gizemli efendisi Rochester’e âşık olur; ancak onu hayal bile edemeyeceği zorluklar ve acılar bekler… 19. yüzyıl İngilteresi’nde, her türlü tutuculuğun kol gezdiği Victoria döneminde geçen Jane Eyre, birçoklarınca kadın hak ve özgürlüklerine sahip çıkan ilk romanlardan biri olarak kabul ediliyor. Yazarı Charlotte Brontë’nin yaşamından izler de taşıyan roman, hayatın sillesini yiyen yapayalnız bir genç kızın güçlü bir kadına dönüşmesini anlatıyor. Jane Eyre, yalnızca kadının erkek egemen toplumdaki konumuna gözüpek yaklaşımıyla değil, güçlü ve tutkulu anlatımıyla da edebiyata yenilikler getirmiş öncü bir kitap.
14- CESUR YENİ DÜNYA, ALDOUS HUXLEY

Cesur Yeni Dünya” bizi “Ford’dan sonra 632 yılına” götürüyor. Bu dünyanın cesur insanları kapısında “Cemaat, Özdeşlik, İstikrar” yazan Londra Merkez Kuluçka ve Şartlandırma Merkezi’nde üretiliyorlar. Kadınların döllenmesi yasak ve ayıp olduğu için, “annelik’ ve ‘babalık’ pornografik birer kavram olarak görülüyor. Toplumsal istikrarın temel güvencesi olan şartlandırma hipnopedya -uykuda eğitim- ile sağlanıyor. Hipnopedya sayesinde herkes mutlu; herkes çalışıyor ve eğleniyor.
“Cesur Yeni Dünya”nın önemi yalnızca ardılları için bir standart oluşturması ve karamsar bir gelecek tasarımının güçlü betimlemesiyle değil, aynı zamanda ‘birey yok edilse de süren macerasının’ sağlam bir üslupta anlatılmasıyla da ilgili. Huxley, yapıtını ütopa geleneğinin kuru anlatımının dışına çıkarıp ‘iyi edebiyat’ kategorisine yükseltiyor.

15- UĞULTULU TEPELER, EMILY BRONTE

Bu Victoria dönemi romanı, kimine göre dünyanın gelmiş geçmiş en büyük aşk romanı, kimine göre her okunuşunda değişik tatlar veren çağlar ötesi bir eser, ya da insanın içine işleyen bir anlatımla dile getirilmiş uzun bir şiir. Ölümünden bir yıl önce bitirdiği Uğultulu Tepeler’deki kişilerin yalnızca hayal ürünü olmadığı, Brontë’nin çevresindeki gerçek kişilerden derin izler taşıdığı da bir gerçek. Sevgi, kin, nefret, öç alma tutkusu gibi güçlü duygularla örülü bu gençlik öyküsü, patladı patlayacak bir cinsellikle dolu. Daha 30 yaşındayken veremden ölen, son derece duyarlı, hiç evlenmemiş bu genç kadın yazar, tüm canlılığıyla bu romanda var. Okuyanın yaşına, deneyimlerine ve duyarlılığına göre değişkenlik gösteren, farklı zamanlarda okunduğunda değişik tatlar veren, tekrar tekrar okuma isteği uyandıran bir başyapıt.

16- FRANKESTEIN, MARY SHELLEY

Yazarın bu kitabı, 18. yüzyıl Avrupası’nın Aydınlanmacı tutkularının kültür açısından korkunç sonuçlarını hayal ediyor. Bilimden yararlanarak “doğanın sırlarına nüfuz etmeye” yönelirken, insan doğası ve bedeni dahil olmak üzere her şeyi birer nesneye çeviren Aydınlanmacı arzu, Frankenstein’ı pişmanlıkla son bulacak bir serüvene sürüklüyor: Frankenstein’ın canavarı, aslında aklın kendi canavarı ve şimdi sadece bu canavardan değil, onu yaratan aklın kendisinden de korkulması gerekiyor.

17- KUŞLARIN ŞARKISI, SEBASTIAN FAULKS

Öksüz ve yetim Stephen Wraysford 1910 yılında, 20 yaşındayken, İngiltere’den bir iş gezisi için Fransa’ya gider ve olaylar gelişir.

18- A KESTREL FOR A KNAVE, BARRY HINES

Türkçeye çevrilmedi

19- YÜZÜKLERİN EFENDİSİ SERİSİ, JRR TOLKIE

Yüzüklerin Efendisi’ son yüzyılın en çok okunan yüz kitabı arasında en başta geliyor; bilimkurgu, fantezi, polisiye, best-seller ya da ana akım demeden, tüm edebiyat türleri arasında tartışmasız bir önderliğe sahip. Bir açıdan bakarsanız bir fantezi romanı, başka bir açıdan baktığınızda, insanlık durumu, sorumluluk, iktidar ve savaş üzerine bir roman. Bir yolculuk, bir büyüme öyküsü; fedakârlık ve dostluk üzerine, hırs ve ihanet üzerine bir dizi.

20- DÜNYA ŞAMPİYONU DANNY, ROALD DAHL

Babasıyla karavanda yaşayan Danny, bir çocuğun sahip olabileceği en harika ve en heyecan verici babaya sahip olduğunu düşünür. Ama bir gün babasının bir sırrı olduğunu öğrenir. Babası kaçak avcıdır. Gecenin karanlığında Hazell Ormanı’na giderek zorba Victor Hazell’in sülünlerini avlamaktadır. Bay Hazell mevsimin en büyük av partisine ev sahipliği yapmak için hazırlanadursun, Danny ve babası sülünlerin hepsini avlamak üzere bir plan hazırlar. Bu çok tehlikeli planı gerçekleştirirken yaşayacakları heyecan dolu serüvene siz de ortak olacaksınız. Baba-oğul arasındaki sıcak ilişkiyi anlatması, Roald Dahl’ın çok sevdiği kırsal bölgeyi gerçekçi bir şekilde resmetmesinin yanı sıra Dünya Şampiyonu Danny’nin, Dahl hayranları için özel bir yeri daha var: Babasının Danny’ye anlattığı hikâyede, daha sonra ayrı bir kitap olarak yayınlanan Koca Sevimli Dev’le ilk kez tanışırız.

Etiketler :

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Dünyanın En Ünlü Mart Festivalleri
Dünyanın En Ünlü Mart Festivalleri

1 Bali Spirit Festivali (29 Mart-3 Nisan 2016) Ubud, Bali, Endonezya Bali Spirit, Wanderlust festivali gibi hızla büyüyen yeni bir fenomen. Yemyeşil

Yaşam İçin 13 Satır
Yaşam İçin 13 Satır

1. Seni sen olduğun için değil, seninle birlikte olduğumda ben olduğum için seviyorum., 2. Hiç kimse gözyaşlarını haketmez, onlara layık olan

Hayat Felsefesi Olabilecek Başarı Sözleri
Hayat Felsefesi Olabilecek Başarı Sözleri

“Başarı son değildir, başarısızlık ölümcül de değildir. Önemli olan devam etme cesaretini gösterebilmektedir.” Bu söz İngiliz politikacı

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz