Bizi Takip Edin

Ağız Ve Diş Sağlığı

Ağzımızın Korkulu Rüyası Aftlar

Yayınlandı

on

images. Bebeklerdeki pamukçuk hastalığına benzeyen ağızdaki ağrılı ülser, aftın diğer adı ‘aftöz ülser’dir. Yumuşak damakta, dilde, dudakta ve yanakların iç kısmında görülen bu küçük ülserler, tek çıkabildikleri gibi birden çok yerde de çıkabilir

Toplumun neredeyse %40-50’si bu rahatsızlığı yaşayabildiği gibi, daha çok kadınlarda görülür.

Aftlar neden çıkar?

Aftların oluş nedeni hala tam olarak bilinmemekle beraber tetikleyicisi olan şeyler vardır.

*Stres aftların oluşumunda büyük etkendir. Ağız mukozasına zarar veren asitli içecekler, sirke, baharatlı, fazla tuzlu yiyecekler ağız içini zedeleyerek aft oluşumuna neden olur. Bunun yanında dudak yemek, yanlışlıkla dili ya da dudağı ısırmak, kırılan dişlerin ağız içini zedelemesi gibi nedenler aft oluşumunun başında gelir.

*Yetersiz ağız temizliği ya da sert fırçalar ile yapılan diş fırçalama işlemi afta neden olabileceği gibi yanlış diş macunu seçimleri de aftı tetikler. İçeriğinde SLS yani sodyum lauryl sulhate maddesi bulunan diş macunları afttan muzdarip olan kişilerce çok sağlıklı ürünler olmayabiliyor.

*B12 vitamini eksikliği, sigara içme ve tütün çiğnemede diğer etkenler arasında yer alır.

*Bunların yanı sıra behçet hastalığı, çölyak hastalığı gibi rahatsızlıklar aft oluşumda etkin rol oynarken, zayıf bağışıklık sisteminde de aftlar hemen ortaya çıkıyor. Bu nedenle grip, nezle olduğumuz zamanlarda ya da kadınların adet dönemine yakın zamanlarda aft oluşumları hızlanabiliyor.

Korunmak için neler yapabiliriz?

*Dudaklarımızı yiyorsak vazgeçmeli, ağız içimize zarar verecek besinlerden uzak durmalıyız.

*Dişlerimizi fırçalarken nazik olmalı, doğru ürünlerle temizliği gerçekleştirmeliyiz.

*Stresi kontrol altına alarak, vücudumuzda eksikliği bulunan vitaminler için takviye almalıyız.

*Yemek yerken, dilimizi ya da dudağımızı ısırmamak adına konuşmadan yemek yemeliyiz.

Tedavi yolları nelerdir?

En başta aftın sebebinin bilinmesi tedavi sürecini hızlandıracağı için önemlidir. Ancak aftlar çıktığında 1 günde geçirmek maalesef pekte mümkün değildir. Evde yapabileceğimiz yöntemlerin yanı sıra ilaç kullanımı da ağrıyı hafifletir ancak çok ağrı varsa ve birden fazla aft 3 haftadır geçmiyorsa doktora görünmek büyük önem teşkil eder.

-Ağzınızı tuzlu suyla çalkayabilirsiniz.

-Eczanelerde ya da doktor tavsiyesi ile yaraya sürülen ilaçlar bulabilirsiniz. Bu ilaçlar ağrıyı hafifletir.

-Su ile karbonatı merhem kıvamında karıştırarak yaraya uygulayabilirsiniz.

-Piraldyn, kenakort, pretefix, oral medic, aftadur, aftojel, aft şekeri gibi ilaçları kullanarak, aftların süresini kısaltabilirsiniz. Oral medic’in oldukça etkili olduğu söyleniyor ve kenakortta aftı (en azından bende) 2 günde geçiriyor.

-Vitamin, mineral ya da çinko eksikliğiniz varsa takviye sağlayabilirsiniz.

 

Aftlardan çok çekmiş biri olarak kesin bir tedavi yöntemi bulunmadığını biliyorum. Ancak aft çıktığında geceleri yaraya kenakort sürdüğüm zaman gerçekten ağrının hafiflediğini ve aftın 3 4 günde geçtiğini söyleyebilirim. Hepinize aftsız günler dilerim…

28 Haziran 1988’de İzmit’te dünyaya geldim. 23 Nisan İlköğretim Okulu’nun ardından, Atılım Lisesi’nde öğrenimime devam ettim. Sınava girerek Anadolu Üniversitesi’ni kazandım. 2012 yılında mezun olduktan sonra yerel bir televizyonda çalışmaya başladım. Editörlük ve montaj operatörlüğü yaptığım iş yerimden 2014 yılında ayrıldım. Şuan Açıköğretim İnsan Kaynakları okuyor ve bir hukuk bürosunda çalışıyorum. Bir yandan da evden kendi mesleğim ile ilgili çalışmalar yürütüyor ve makale yazarlığı yapıyorum. Adres : Yahya Kaptan Mah. E/5 Kocaeli Telefon : 05542378896

Okumaya devam et
1 Yorum

1 Yorum

  1. yeliz

    18 Ekim 2016 at 20:04

    Ben kendimi bildim bileli bende var. Ger ilaci, her söyleneni denedim olmadı. Şimdide çok çıkıyor ama şifalı suyla gargara yapıyorum. Birde diş macununuzu degistirmeyin.

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ağız Ve Diş Sağlığı

Damak Ağrısının Nedenleri ve Tedavileri

Yayınlandı

on

1) Dokuyu Yakmak

Aşırı sıcak içecekleri tüketmek damağı haşlayabilir. Aşırı fazla sıcak ve baharatlı yiyecekler de damağı tahriş edebilir. Sonradan damak, dokunmaya karşı hassas hissettirebilir ya da yanan bölgede kabarcık oluşabilir. Bu, baştaki yanıktan sonraki birkaç gün sürebilir.

Tedavisi: Damağı yandıktan hemen sonra soğutmak, hasarın fazla olmasını engelleyecektir. Soğuk sıvıları yavaşça yudumlayın ve haşlanan yüzeye doğru çalkalayın. Yüzey iyileşme şansı bulana kadar, yanan bölgeye yiyecekleri temas ettirmekten kaçının ve baharatlı, sivri, bunun dışında tahriş edebilecek yiyecek miktarınızı sınırlayın.

2) Tahriş Edici Maddeler

Dokuyu tahriş edebilecek maddelerin kullanımı damağın iltihaplanmasına sebep olabilir. Sivri yiyecekler dokuyu kazıyarak, rahatsızlığa yol açabilir. Baharatlı, aşırı sıcak ya da soğuk yiyecekler de damağa zarar verebilir ve şişme veya ağrıya neden olabilir. Tütün kullanımı da ayrıca dokuya zarar verebilir ve damakta rahatsızlığa yol açabilir.

Tedavisi: Sürekli olarak rahatsızlık veren madde ve yiyeceklerden kaçınmak için besin düzeninizi değiştirmek ağız sağlığının korunması için hayati bir öneme sahip. Ağzınız iyileşme fırsatı bulamadan daha fazla zarar vermemek için doku tahriş olduktan sonra, besin düzeninizi yumuşak ve ortalama sıcaklıktaki yiyeceklerle sınırlayın.

3) Aftöz Ülser (Ağız Yarası)

Ağız yaraları damakta ortaya çıkabilir. Bunlara, çizik veya yanığa bağlı olarak hasar alan dokunun bakteriye maruz kalması neden olur. Ağız yaraları damaktaki kırmızı iz ile başlayıp yavaşça beyaz veya sarı irinle dolacaktır.

Tedavisi: Bakterinin içeriye yayılıp daha fazla yara ortaya çıkarma riskinden dolayı , bu yarayı açmamaya özen gösterin. Ağız yaraları birkaç gün sonra geçecektir. Bu süresi içerisinde yarayla temastan mümkün olduğunca kaçının. Ağız yarasını hafifletecek ilaç çoğu eczanede mevcuttur. Çok acı verici olsa da, enfeksiyonu öldürmek için yaraya tuz veya karbonat da sürebilirsiniz.

4) Enfeksiyon

Eğer vücudunuz boğaz ağrısı, nezle, bademcik iltihabı, sinüzit ve diğerleri gibi virüs ya da bakterilerle temas ederse, enfeksiyon yerleştiğinden damakta ağrıya yol açabilir. Bu sinüs baskısının ağza basınç yapması ya da bakterinin ağzın içindeki dokuyu tahriş etmesi nedeniyle olabilir.

Tedavisi: Yüksek miktarda B ve C vitaminleri içeren yiyeceklerin tüketimi ağızdaki iltihaplı yaraların daha hızlı iyileşmesine yardım edebilir.

5) Diş ile İlgili Sorunlar

Eğer ağzınızın üst bölgesindeki bir diş iltihaplanırsa, diş eti çizgisinin arkasındaki damağa baskı uygulayabilir. Diş apsesi eğer kontrol edilmezse, damağa yayılabilecek yaraya ya da iltihaba neden olabilir. Bol gelen takma dişler ya da oral bir cihaz da damağın tahriş olmasına neden olabilir.

Tedavisi: Rahatsızlığınızın sebebini belirleyecek bir check up için diş doktorunuzu ziyaret edin. Damağınızda yaşadığınız acıyı azaltmak için bir diş operasyonuna ya da oral bir cihaza ihtiyacınız olabilir.

6) Ağız Yanması Sendromu

Damağınız üzerindeki yanma hissi genelde ağız yanması sendromuna bağladır. Hastalığın sebebi kesin olarak bilinmiyor, ancak genelde ağızda çıkan pamukçuk ve kuruluğun bu rahatsızlıkta payı olduğundan şüphelenilir. Ağız yanması sendromunun belirtileri sabah daha şiddetlidir ve gün içerisinde azalır.

Tedavisi: Yoğurt yemek bu hastalığa bağlı yanma hissinin ve ağızdaki pamukçukların varlığının azalmasına yardım edebilir. Karbonat macununu iltihaplı bölgeye günde üç defa sürmek de ayrıca yanma hissinin yatışmasına yardım edecek ve yaraların ortaya çıkmasını sınırlayacaktır.

7) Ağız Kanseri

Ağız kanseri oluşumları şekillendiği zaman damak da uyarılabilir. Kanserli oluşumlar melanom veya lenfoma olabilir. Lenfoma genellikle büyümeye dil ya da bademciklerde başlayarak ağzın diğer bölgelerine yayılır. Melanom, damağınızdaki yara dahil ağzın her yerinde ortaya çıkabilir.

Tedavisi: Eğer yaralarınızız renk ya da büyümesinde hızlı bir değişim fark ederseniz, derhal tıbbi yardım almalısınız. Doktorunuz yaranın tehlikeli olup olmadığını saptamak ve ne tür bir tedavinin gerekli olabileceğini saptamak için yara üzerinde testler yapacaktır.

Okumaya devam et

Ağız Ve Diş Sağlığı

Diş Protezleri İle İlgili Sorunlar

Yayınlandı

on

bar_ballBazı insanlar dişleri çekilip protez taktırınca problemlerinin biteceğine inanırlar. Halbuki protez takan pek çok insanın da söyleyeceği gibi bu durum yeni ve farklı problemlerin başlaması anlamına geliyor.

Bir protezle çiğnemek zordur. Yiyeceği çiğnemeniz normalden beş kat uzun zaman alabilir. Ve dişin çekilmesi, protezin yapımı, periyodik ayarlamalar ve protezin yenilenmesi (en az 3 yılda bir) gibi bütün masrafları topladığınızda protezler çok pahalıya gelmektedir.

Dahası, zaman ilerledikçe sabit bir implant diş taktırmakta problemlerle karşılaşılabilir ve çok iyi bildiğimiz gibi implantlar en kesin sonuç veren kalıcı bir diş tedavisi seçeneğidir.

Bir protez taktığınızda zaman içinde çenedeki kemik çekilecektir. Bir protezin gevşemesi ve hareket etmesinin nedeni budur. Bu olduğunda proteziniz, doğru bir şekilde oturması için yeniden yapılmalıdır.

Bu birkaç yılda bir, özellikle de alt çenede gerçekleşen bir durumdur. Çünkü protezin tabanı küçüktür ve kemik lerde surekli olarak çekilme eğilimindedir. Dişiniz çekildiğinde alt çenedeki kemik kendiliğinde düzleşir ve protezi yerinde tutacak bir şey kalmaz. Daha da kötüsü, buradan geçen sinirler vardır ve sonunda bunlar kemiğin yüzeyine kadar gelir ve siz ısırdığınızda canınız acır! Uzun süre protez kullanan kişilerin çoğunda bu problem vardır. Çiğnemeye çalıştıklarında dişleri acır ve hissizleşir.

Ne yazık ki bu problemler, insanın sağlık ve kaliteli bir yaşam için sağlıklı yemek yemenin kritik olduğu ileri yaşlarda oluşur.

Protezlerin altındaki kemik çekildiğinde iki şey olur: burnunuz çenenize yaklaşır ve dudaklarınız çöker. Bu daha çok kırışıklık ve ağızdan daha fazla baskı gelmesi ile daha yaşlı görünmenize neden olur.

Üstte damağa takılan protezler ağzı tavanınızdaki tat alma alanlarının çoğunu kapatır. Bu da yediğiniz yemeğin tadını ve keyfini almanızı zorlaştırır. Buna ek olarak ağzınızdaki dokular ve kemik bir plastiğin sürekli sürtünmesine uygun olarak yapılmamıştır ve bunun sonucu ağzınızda pek çok yaralar oluşur. Ve eğer kusma refleksini çok yüksekse belki de üst protezi hiç takamazsınız.

Eğer seçme imkanınız varsa, doğal dişinizi korumak ilk tercih edilen bir seçenek olmalıdır. Daha iyi görünürsünüz, daha iyi hissedersiniz, yediklerinizden daha çok keyif alırsınız ve kendinize daha çok güvenirsiniz. Implantlar da bunu sağlayacak en yeni tedavi seçenekleri arasındadır.

Okumaya devam et

Ağız Ve Diş Sağlığı

Diş Apsesi

Yayınlandı

on

Periodontal-Abse-dentist-196Ne zordur diş ağrısı çekmek değil mi? Kişiyi yorar, yıpratır ama bu hastalığın nedenleri nedir? Neler yol açar? Neler yapmalı derseniz işte uzmanların yanıtları

Diş apsesi irinli bir iltihap birikmesidir. Bu iltihap akyuvar, ölü doku ve bakterilerden oluşan yoğun, kötü kokulu bir sıvıdır. Apsenin nedeni genellikle bakterilerin neden olduğu enfeksiyondur.
Diş apsesi dediğimizde ise iltihap dişte veya diş yakınlarında birikmiş ve dokunun şişmesine neden olmuş demektir. İki tür diş apsesi vardır. Bunlardan biri diş kökünde diğeri ise dişle diş eti arasında oluşan apsedir. Diş kökündeki apseler genellikle daha önceki bir diş tedavisi yüzünden, yaralanma veya tedavi edilmemiş diş çürüklerinden dolayı kaynaklanır. Diş etlerini etkileyen apseler ise daha çok ağız bakımına yeterince özen gösterilmemesi, yiyecek artıkları gibi nedenlerden ötürü oluşur.
Diş apsesinin ana belirtisi, aniden ve genellikle de şiddetli şekilde başlayan ağrıdır. Ağrının şiddeti birkaç saat içerisinde artabilir. Bazı durumlarda ağrı kulağa, çene kemiğine ve boyuna da vurabilir. Yüzde şişlik oluşabilir. Apseli bölgeye dokunulduğunda ağrı artar. Ağızda kötü bir tat ve ağız kokusu oluşur. Apsenin diğer belirtileri arasında sıcak ve soğuk içeceklere hassasiyet, ateş yükselmesi, genel bir halsizlik, ağzı açmakta zorlanma, yutkunma zorluğu ve uykusuzluk da yer alabilir.

Diş Apsesinin Nedenleri
Çoğu zaman diş apsesi bir diş enfeksiyonu sonucu gelişir. Diş plaklarında bulunan bakteriler enfekte olur ve dişte veya diş etinde ilerler. Diş apsesinin genel nedenlerini sıralayacak olursak:
Diş temizliğine özen göstermemek: diş ve diş etlerini gerektiği şekilde ve düzenli olarak fırçalamamak diş çürükleri, diş eti hastalıkları ve apse gibi pek çok diş sorunu için zemin hazırlar.
Şekerli ve karbonhidratlı yiyecekleri, içecekleri sık tüketmek: bu tür yiyecek ve içecekler bakterilerin büyümesini hızlandırır ve diş çürüklerine yol açar. Bakteriler dişlerdeki çürük, çatlak veya kırıklar arasından ilerleyerek apse oluşumuna neden olur.
Çürük dişler: dişinizdeki çürükleri ihmal etmeniz bakterilerin bu bölgede ilerlemesini ve enfeksiyon oluşması riskini arttırır.
Diş minesinde kırık ve çatlaklar: tıpkı diş çürüklerinde olduğu gibi diş minesindeki kırık ve çatlak benzeri sorunlar bakteriler için dişin içerisindeki yumuşak tabakaya doğru bir yol oluşturur. Bu tabakanın bakterilerden etkilenmesiyle enfeksiyon oluşur ve apse meydana gelir.
Dişlerde biriken yiyecek artıkları: dişler iyi temizlenmediği takdirde, diş ve diş aralarında kalan yiyecek artıkları bakteri oluşumuna zemin hazırlar. Bazı diş eti rahatsızlıkları bu süreci hızlandırabilir.
Diş gıcırdatma ya da dişleri sıkma yüzünden dişin hasar görmesi: bu yavaş bir süreçtir ancak dişin iç dokusunun hasar görmesine ve apselere neden olabilir.
Zayıf bağışıklık sistemi: diyabet benzeri altta yatan bir sağlık sorununa bağlı olarak bağışıklık sisteminin güçsüz düşmüş olması apse oluşumuna zemin hazırlayabilir.
Diş tedavisindeki aksaklıklar: daha önceki bir diş tedavisi yüzünden diş etinde ya da dişin kendisinde meydana gelen hasar veya problemler, diş apsesine zemin hazırlayabilir.
Zayıflayan dolgular: eskimiş bir dolgu bakterilerin kolay geçişine izin verir ve enfeksiyon için risk oluşturur.
Diş Apsesi Tedavisi
Diş apsesinin tedavisi için bir dişçiye gitmek gerekir. Bazı diğer enfeksiyon türlerine kıyasla apse kendi kendine iyileşebilen bir enfeksiyon değildir. Dişçiniz, apseyi yani birikmiş iltihabı boşalttıktan sonra bu apseye neden olan sorunu da tedavi etmelidir.
Sorun diş etindeyse diş eti temizlenir ve gerekiyorsa cerrahi tedavi yapılır. Apse bir diş çürüğünden kaynaklanmışsa tedavisi için kanal tedavisi önerilebilir. Her apsede değil ama ilerlemiş durumlarda dişin çekilmesi gerekebilir. Eğer apse çeneyi etkilemişse çene cerrahiye başvurulması istenir.
Antibiyotik kullanımıyla apsenin indiği durumlar olsa bile eğer altta yatan neden bulunmaz ve esas sorun çözülmez, tedavi edilmezse apse tekrarlayacaktır. Apse tedavisi için antibiyotik yeterli değildir. Antibiyotik belirtileri azaltmak ve tedaviyi kolaylaştırmak için kullanılır. Bu nedenle kendi kendinize ilaç kullanmaktan kaçınmanız ve bir doktorla tedavinizi sürdürmeniz önemlidir.

Diş Apsesi İçin Evde Yapabilecekleriniz
Dişinize bir dişçi tarafından gerekli tedavi uygulandıktan sonra, doktorunuz evde:
Ağzınızı ılık, tuzlu su ile çalkalamanızı ve önereceği ağrı kesici almanızı tavsiye edebilir.
Bunun dışında dişe ve apseye kendi kendinize müdahale etmeniz kesinlikle tavsiye edilmez ve apse için ev reçeteleri önerilmez.
Diş Apsesi Nasıl Önlenir?
Dişlerinizi günde iki kez fırçalayın.
Yemek artıklarını en iyi şekilde temizleyebilmek için diş ipi kullanın.
Her 3-4 ayda bir diş fırçanızı değiştirin.
Şekerli yiyeceklerden ve atıştırmalıklardan uzak durmaya çalışın.
Düzenli olarak diş kontrolüne gidin.
Diş çürümelerine karşı bir ağız gargarası kullanın.

Okumaya devam et

Trend

Copyright © 2016 Bilgi Sağlık. Theme by KK, Powered by WordPress.