Bizi Takip Edin

Beslenme ve Obezite

Kalbe Dost ve Düşman Gıdalar

Yayınlandı

on

Kalbe Dost ve Düşman GıdalarKalbe Dost ve Düşman Gıdalar

Vücudumuz genel olarak bütün organlarının bağlı olduğu organımız kalptir. Bu yüzden kalbe iyi bakılması gerekilmektedir. Çünkü kalp işlevini yitirdiğinde yada performans açısından bir düşüş yaşadığında bünye bundan fazlası ile etkilenecektir ve vücutta sıkıntılar baş gösterecektir. Bu yüzden de kalbimizi mümkün olduğunca yormamaya çalışmamız gerekmektedir. Fazla yorucu işlerden uzak durmaya çalışırken kalp ritminin dengesini ayarlamak için doğru ve düzgün beslenmemiz gerekmektedir. Bu yüzden de beslendiğimiz gıdalar önemi çok büyüktür.

Öncelikle kalbe dost gıdalardan bahsedecek olursak bunlardan ilk önce sayacaklarımız arasında kolesterolü düşük besinler ve omega 3 yağları bulunmaktadır. Bu yüzden yiyeceğimiz besinlerde öncelikle bu gıdalara dikkat etmemizde büyük fayda bulunmaktadır. Çay, ülkemizde çok sevilen bir üründür. Bu besini tüketirken dikkatli olmamız gereken konulardan birisi üfleyerek içmemizdir. Çay kalp dostudur. Özellikle yeşil çayda bulunan kateşinler koloner damarlarını ve kolesterol dengesini korumaktadır. Diğer kalp dostu gıdalardan birisi ise domatestir. Domatesin içinde bulunduğu salça ve ketçap gibi ürünlerde domatesin yararlarını gösterecektir. Domatesteki likopen maddesi kalp dostu olmasında ki büyük etkendir. Zeytinyağı ile pişirilen domateslerde likopen çok daha hızlı emilerek kana karışacaktır. Bu yüzden zeytinyağı da kolesterolü dengeleme konusunda büyük önem taşımaktadır. Gene her gün yeşil yada kırmızı fark etmeden yiyeceğiniz bir elmanın sağlığınıza yararı çok fazladır. Genel anlamda meyvelerin kalbe yararı oldukça fazladır. Üzüm, muz gibi meyvelerin yanında fasulye gibi sebzelerde çok önemlidir.

Kalbe düşman gıdalardan bahsedecek olursak öncelikle yüksek yağ oranlarına sahip her gıda kalp için risk teşkil etmektedir. Kolesterolü yüksek etler, peynirler, yağlar gibi ürünlerin kalbe zararı çok fazladır. Hayvansal yağlarda kolesterol anlamında kalbi zorlamaktadır. Bu yüzden yapılan yemeklerde Omega 3 yağlarını tercih etmenin yararı büyük olacaktır. Fakat kısaca kalbe zararı olan yiyeceklerden ve içeceklerden bahsedecek olursak; tereyağı, kırmızı et, alkol, kahve, tavuk derisi, tuz, kekler, kurabiyeler, yaş pastalar, mayonez, fazla şeker ve daha birçok buna benzer ürünün kalbin çalışma düzenini bozmaktadır. Bu yüzden kalbe dost ve düşman gıdaları tanımanız ve buna göre beslenmenizde fayda vardır.

Adı Soyadı : Vesile AYDIN Doğum Yılı : 1980 Medeni Hali : Bekar Uyruğu : T.C Adres : Kavakpınar Mah. Gülyalı Cad. No:12 Pendik/İST Telefon : 0506 867 8260 Mail : Vesile@Bilgisaglik.com Hobileri : Çocukları ile eğlenmek, TV izlemek, Sağlık ve Beslenme yazıları yazmak

Okumaya devam et
Tıkla Yorum Yap

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Anne ve Bebek

Sağlığına dikkat et

Sevdiklerin ve kendin için Sağlığına dikkat etmelisin

Yayınlandı

on

Fotoğraf : Sağlık için

Özel Sağlık Bilgileri

“Kendin ve Sevdiklerin için Sağlığına dikkat et”

Sizlere özel sağlık bilgileri hakkında bir takım bilgiler aktaracağız

Okumaya devam et

Beslenme ve Obezite

Kuruyemiş ve besleyici: Bağırsak sağlığınız için en iyi kuruyemiş türü hangisidir?

Bağırsaklarınız için en iyi kuruyemiş seçimini bu konuyu okuduktan sonra rahatça yapabilirsiniz

Yayınlandı

on

Bağırsak için Kuruyemiş görseli

Kuruyemişler, lezzetli süper yiyecekler ve suçluluk duymadan popüler atıştırmalıklardır. Aynı zamanda protein ve diyet lifi bakımından da zengindirler. Bir hayvan araştırmasına göre, özellikle ceviz olmak üzere kuruyemiş tüketmek bağırsak sağlığını destekler .

Çalışma, Nutrients dergisinde yayınlandı ve Texas A&M Üniversitesi ve Connecticut Sağlık Üniversitesi’nden bilim adamları tarafından yapıldı .

Pek çok farklı fındık türü vardır ve hepsi çeşitli sağlık yararları sunar. Araştırmacılar, araştırmaları için cevizin iltihaplı bağırsak hastalıklarına (IBD) karşı potansiyel koruyucu etkilerini araştırdılar .

IBD, Crohn hastalığı ve ülseratif kolit olmak üzere iki durumu tanımlamak için sıklıkla kullanılan bir terimdir. Her ikisi de bağırsak iltihabını içeren uzun vadeli durumlardır .

Crohn hastalığı, ağızdan anüse kadar sindirim sisteminin herhangi bir bölümünü etkileyebilir. Öte yandan, ülseratif kolit yalnızca kolon veya kalın bağırsakta yaralara neden olur.

Herhangi biri IBD geliştirebilirken, genellikle 15 ila 40 yaş arası hastalarda teşhis edilir.

IBD semptomları şunları içerebilir:

Aşırı yorgunluk
Midede ağrı, kramp veya şişlik
Tekrarlayan veya kanlı ishal
Kilo kaybı
IBD’li herkes bu semptomları yaşamaz. Diğerleri de anemi, kusma ve yüksek ateş gibi semptomlar yaşayabilir.

IBD’nin daha az yaygın semptomları şunları içerebilir:

Artrit
Eritema nodozum veya ağrılı kırmızı cilt yumruları
Sarılık veya birincil sklerozan kolanjit
Üveit veya ağrılı kırmızı gözler
IBD gelip gidebilir, yani alevlenme sırasında şiddetli semptomlar yaşayabilirsiniz. Ancak iyi haber şu ki, IBD de remisyona girebilir.

İltihaplı bağırsak hastalığı ve ceviz tüketimi

Çalışma için araştırmacılar, ülseratif kolitli fareler üzerinde ceviz takviyesinin olası sağlık yararlarını araştırdılar. Ceviz, farelerin günlük diyetinin yüzde 14’ünü oluşturuyordu – insan diyetindeki 20 ila 25 ceviz eşdeğeri .

Araştırmacılar, iki hafta sonra, ceviz yiyen farelerin kolonlarında ülserasyon veya yaralanma boyutunun önemli ölçüde azaldığını buldular . Somun tüketimi de onarım sürecinin hızlanmasıyla bağlantılıydı. Bu bulgular, düzenli olarak ceviz tüketmenin ülseratif kolit gibi IBD’lerin önlenmesine yardımcı olabileceğini düşündürmektedir .

Daniel Rosenberg, tıp profesörü ve Dr Masako Nakanishi, Moleküler Onkoloji Merkezinde doçent UConn Sağlık , dikkat cevizin koruyucu yararları mikropları nasıl etkilediğini onlar metabolize edilir ve nasıl dolayı olabilir bağırsakta yaşamak.

Araştırmacılar, daha ileri çalışmaların cevizdeki hangi aktif bileşiklerin koruyucu faydalarının arkasında olduğunu belirlemeye yardımcı olabileceğini ekledi.

Ceviz neden sizin için iyidir

Ceviz, 1: 4.2 oranında omega-3 ile omega-6 yağ asitlerinin en faydalı kombinasyonuna sahiptir. Ek olarak, ceviz, diyabet, kanser ve kalp hastalığı gibi kronik hastalıklarla savaşmaya yardımcı olabilecek besinler ve fitokimyasallar açısından zengindir. (İlgili: Uzmanlar, cevizin meme kanseriyle savaşan genlerin ifadesini “değiştirebileceğini” keşfediyor .)

Ceviz ayrıca IBD teşhisi konan hastalarda bağırsak sağlığını geliştirebilecek diyet lifi ile doludur. Cevizde bulunan diğer temel besinler arasında bakır, demir, magnezyum, manganez, fosfor ve B6 vitamini bulunur.

Tekli doymamış ve çoklu doymamış yağlar bakımından zengin olan ceviz, yağ ve kalori bakımından yüksektir, ancak içerdikleri besin ve yağların kalp için iyi olduğu söylenir.

Tuzlu patates cipsi üzerinde atıştırmak yerine, bir avuç ceviz üzerinde çırpın. İyi bağırsak sağlığını destekleyen ve daha uzun süre tok hissetmenizi sağlayan diyet lifi, sağlıklı yağlar ve protein bakımından zengindirler .

Okumaya devam et

Beslenme ve Obezite

Kısa Kısa Obezite

Yayınlandı

on

obezite11Obezite Nedir?
Obezite vücutta aşırı yağ artımıyla (kilo alımı) ortaya çıkan, çevresel etkilerle tetiklenen genetik zeminli kronik bir hastalıktır.
Obezite Hayatımızı Nasıl Etkiler ?
Obezitenin kişilerin sağlıkları üzerinde birçok negatif etkisi vardır. Özellikle kalp, sindirim, solunum ve bağışıklık sistemlerini etkilemektedir.

Obezite Nasıl Tedavi Edilir ?
Obezite tedavisi ilaç ya da ameliyatla yapılır.Mide balonu, mide bandı ve bay-pass ameliyat ile başvurulan yöntemlerdir.

Mide Balonu

Mide balonu ilk kez ABD Cleveland da tıkayıcı kalp hastalığı nedeni ile kalp ameliyatı olacak aşırı şişman hastalarda ameliyat riskini azaltmak için kilo vermeye yardımcı bir yöntem olarak yaklaşık 20 yıl önce uygulanmış. Kazandığı başarı nedeni ile kullanımı gittikçe artmış ve yapısında yapınla iyileştirmeler sonrasında; kilo verme girişimlerinde biri olarak yerini almıştır. Mide balonu tıbbi silikondan yapılan, sönükken tüp şeklinde olup, içi sıvı ile şişirildiğinde ise küre şeklini alan 400 ila 700 ml hacminde düzenek.

Uygulaması:Bilinçli rahatlatma yöntemi ile (işlem sırasında genel anestezi gerekli değildir. Ancak hasta hiçbir şey hissetmez ve hatırlamaz) ağızdan endoskopik olarak (ameliyata gereksinim olmaksızın) yerleştirilen mide balonu, mide içinde kişinin özelliklerine bağlı olarak 400- 700 ml sıvı ile şişirilir ve mide içinde bırakılır. İşlem yaklaşık 10 dakika sürmektedir. Sonrasında hasta 3 saat boyunca hastanede izlenir ve sonrasında evine gidebilir. Özellikle ilk 48 satte mide balonu nedeni ile kasılma öğürme ve bulantı oluşabilir. Bu dönemde ilaç ile önlem alınmalıdır. Uyumlu olan ve ilaç kullanılan hastalarda nadiren sorun yaşanır. Gıda olarak ilk 48 satte yalnızca sıvı alınmalı sonrasında ki 4 günde ise püre halinde gıda tüketilmelidir. Olası olduğunca az miktarda ve sık gıda ile başlanır sonrasında ise özellikle yüksek kalorili sıvılardan kaçınılması ve olası olduğunca katı gıda tüketilmesi istenir. Katı gıda alımında balonun hacim etkisi ile çabuk doygunluk olur.

Mide balonu genel kabulde 6 ay tutulmakta sonrasında balon değiştirildiğinde 6 ay daha devam edilebilmektedir. Mide balonunun bir yardımcı yöntem olduğu ve hasta uyumunun ve istekli olmasının başarıdaki en önemli etken olduğu unutulmamalıdır.

KİMLERE UYGULANIR

Mide balonu genel olarak

1) VKİ si 30 un üzerinde olan.
2) VKİ si 27 nin üzerinde olup şişmanlığa bağlı yandaş hastalığı (hipertansiyon, tip 2 diabet vs.) olanlarda.
3) Vki si 50 nin üzerinde olan hastalarda, kalıcı kilo verme cerrahisi öncesi ameliyata hazırlık aşamasında kilo vermeye yardımcı yöntem olarak.
4) 18 – 65 yaş arası kişilerde uygulanır.

Gebelikte, büyük mide fıtığı olan, reflüye bağlı ileri dönem yemek borusu hasarı olan hastalarda, ülseri olan ağır gastriti olan hastalarda, kronik aspirin kullananlarda  yada ciddi düzeyde psikolojik hastalığı olan kişilerde uygulanmamalıdır.

Mide Bandı

Mide bandı ilk kez Dr. Kuzmak tarafından 1986 da açık cerrahi ile yerleştirilmiş daha sonra laparoskopik cerrahide ki hızlı yayılım sonunda cihazda bazı teknik değişiklikler yapılmasından ardından 1993 de Dr. Belachew tarafından ilk kez laparoskopik olarak uygulanmıştır. Operasyonun laparoksopik olarak yapılabilmesi ve çok güvenli olması hızla kabul edilmesini sağlamış ve kısa sürede Avrupada en çok yapılan kilo verme cerrahisi yöntemi olmuştur. Laparoskopik mide bandı halen Avrupa, Avustralya ve Latin Amerikada en çok uygulanan yöntemdir. ABD de ise sayısal olarak kullanımı hızla artmaktadır.

Mide bandı uygulaması kısıtlayıcı yöntemle kilo vermeyi sağlar. Yemek borusu ile midenin bileşim yerinin yaklaşık 3 cm altına silikondan yapılan bir bant takılarak yaklaşık 15-20 ml lik bir hacim sınırlandırılır. Bu silikondan yapılan bant ince bir tüp ile cilt altına yerleştirilen bir hazneye bağlıdır. Bu hazneye verilen sıvı silikon bantın içinde başta sönük duran balonu şişirebilir. Böylece zaman içinde gereksinim duyulur ise bantın genişliği ciltten yapılacak iğne ile herhangi bir girişim gerektirmeden ayarlanabilir. Bu ayarlanabilir olma özelliği diğer hiçbir kilo verme cerrahisi yönteminde yoktur. Diğer bir kazanımı ise yerleştirilmesi sırasında herhangi bir anatomik değişiklik yapılmaması, midenin zımbalanmaması ve bölünmemesidir. Eğer herhangi bir nedenle çıkarılır ise sonrasında hiçbir kalıcı değişiklik bırakmaz, % 100 geri döndürülebilir bir girişimdir.

By-Pass

Mide baypası ameliyatı yaklaşık 20 yıldır yapılmakta olan ve halen ABD de en çok seçilen kiloverme cerrahisi yöntemidir. Kullanılmaya başlamasından sonra birçok teknik geliştirme yapılmış ve laparoskopik olarak uygulanıma başlanması özellikle 1991 sonrası sayısal olarak patlama yaşanmasına neden olmuştur. Özetle hem kısıtlayıcı hem de emilim bozucu etki ile kilo vermeyi sağlayan ve mide barsak dizgesinde (sisteminde) kalıcı yapısal değişiklik yaratan bir yöntemdir.

Okumaya devam et

Trend

Copyright © 2016 Bilgi Sağlık. Theme by KK, Powered by WordPress.