10334352_10152440810354709_465065406890911542_n

Rahim ağzı kanseri

Ana Sayfa » Kadın Sağlığı » Rahim ağzı kanseri
Paylaş
Tarih : 12 Mayıs 2014 - 23:51

rahimagzi-kanseriRahimağzı Kanseri

 

Tüm dünyada sıkça rastlanan kanser türlerinin başında yer alan rahimağzı kanseri günümüzde geliştirilen testler sayesinde erken teşhis edilerek etkili bir şekilde tedavi edilebilmekte. Özellikle papsmear tarama testi kullanılan ülkelerde rahimağzı kanserine yakalanan hastaların ölüm oranında ciddi bir artış gözlemlenmekte. Genelde kırk yaş ve üzeri kadınlarda görülebilen rahimağzı kanseri her yaşta ortaya çıkabilmektedir.

 

Kimlerde daha sık görülür?

Rahimağzı kanseri uzun yıllar cinsel yolla bulaşan bir kanser türü olarak düşünülmüştür. Bu konu üzerinde durulmasının nedeni 19. yüzyılda yapılan bir araştırma ile rahimağzı kanserinin rahibelerde gözlemlenmesidir. Ayrıca 20. yüzyılın ortalarında yapılan bir araştırma sonucunda rahimağzı kanserinin hayat kadınlarında görülme olasılığının ve sıklığının daha fazla olduğunun teşhis edilmesi de bu teori üzerinde durulmasına sebep olmuştur.

Bu kanser türü gerçekten de tek eşli yaşam sürdüren ve eşi de tek eşli yaşam süren kadınlarda daha nadir görülmekte ve bu durum cinsel yolla bulaşan bir hastalık gibi davrandığının adeta ispatıdır.

 

Ne Gibi Belirtiler Verir?

Rahimağzı kanseri en ileri evrelere kadar normal bir akıntı dışında hiçbir belirti vermeyebilir ve kanser bazen tesadüf eseri yapılan bir papsmear testiyle teşhis edilebilir.

Bazen bu kanser türü belirli bir süredir CIN yani kanser öncüsü lezyon sebebiyle izlenmekte olan bir kadında saptanabilir.

Papsmear testinde sorun saptanması ya da başka bir sebeple kolposkopi testine tabi tutulan bir kadından alınan biyopside kanser saptanması da kanserin diğer bir ortaya çıkış şeklidir.

Yukarıda anlattığımız durumlar nadir görülen durumlardır ve rahimağzı kanseri genellikle düzensiz kanamalar ya da ilişki esnasında ortaya çıkan kanamalar şeklinde teşhis edilmektedir.

Canlılığını kaybeden kanser dokularının çürümesi sonucunda oldukça kötü kokulu bir akıntı ortaya çıkabilmektedir.

İlerlemiş evrelerdeki kanser olgularında ise durdurulması oldukça zor olan kanamalar ortaya çıkabilmektedir.

İleri evrelerdeki kanser olgularında tümörün böbrek ile mesane arasında bulunan idrar borusuna baskı yapması sonucunda böbrekler işlevlerini yitirebilmektedir.

 

 

Hastalığın Evreleri

Hastalığın cerrahi yöntem ile tedavi edilmeye uygun olan erken bir evresi ve ameliyat ile tedavinin çözüm olmadığı ileri bir evresi vardır. Genelde lenf yolu ile yayılımın olduğu, parametrium ismi verilen ve rahimağzının çevresinde bulunan, içerisinden idrar borusunun da geçtiği dokuya yayılmış ise cerrahi yöntem tercih edilmez.

Kanserin uygun bir biçimde evrelenmesi ve tedavi şeklinin belirlenebilmesi için genel anestezi kullanılarak jinekolojik muayeney ile parametrium dokusunda yayılım olup olmadığı, MR ya da BT görüntüleme metodlarından biri ile lenf dokusuna yayılım olup olmadığı, sistoskopi yöntemiyle mesaneye yayılım olup olmadığı, rektoskopi yöntemiyle kalın barsaklarda yayılım olup olmadığı, IVP ilaçlı böbrek filmi ile de idrar borusunda yayılımın olup olmadığı belirlenebilir. Bu testlerin hepsinin birlikte ya da yalnızca birkaçının yapıldığı hastalar da olabilmektedir.

Nasıl Tedavi Edilir?

Ameliyat ile tedaviye karar verildiğinde seçilecek olan cerrahi yöntem metodu hastalığın hangi aşamasında olunduğu ve hastanın yaşına, çocuk arzusuna göre değişmektedir. Çocuk arzusu olmayan bir kadında rahmin alınması erken evrelerde en çok tercih edilen yöntemdir. Çocuk arzusu olan ya da herhangi bir sebeple rahminin alınmasını istemeyen hastalarda konizasyon adı verilen metod tercih edilmektedir. Bu ameliyat türünde rahimağzından kanser dokusunun tümünü kapsayan koni şeklinde geniş bir parça çıkarılmaktadır.

Erken evrenin biraz daha ileri evrelerinde olan hastalarda ise tekrarlama olasılığını ortadan kaldırmak için rahim oldukça geniş bir çevre dokuyla beraber çıkarılmaktadır ve vajinanın da bir kısmı alınmaktadır. Yine lenf kanallarına sıçramasını engellemek için çevre dokulardaki lenf bezleri de çıkarılmaktadır.

Hastalığın cerrahi yöntem ile tedavisinin mümkün olmadığı durumlarda ise hasta radyoterapi tedavisi uygulanabilir.

SPONSOR REKLAMLAR

BENZER HABERLER

Kadınlarda Bel Ağrısı Problemleri
Kadınlarda Bel Ağrısı Problemleri

Yaş: Bel ağrılarının sıklığı yaşla birlikte artar ve 40-60 yaşlarında en sık karşımıza çıkar. Cins: Kadınlarda bel ağrısının daha

Kadınların En Sık Yaşadığı Sağlık Problemleri
Kadınların En Sık Yaşadığı Sağlık Problemleri

Kadınlar fizyolojik yapıları gereği yaşamları boyunca pek çok hastalıkla karşı karşıya kalıyor. Kadınlara özel sağlık problemleri çoğunlukla

Rahim Ağzı Kanseri ya da Serviks Kanseri
Rahim Ağzı Kanseri ya da Serviks Kanseri

Serviks kanseri önlenebilir bir hastalıktır. Smear/Pap-smear testiyle tarama sayesinde erken tanı ve etkin bir tedavi mümkündür. Dünya Çapında

Facebook Hesabınızla Bu Habere Yorum Yapabilirsiniz

Yorum Yap

İsminiz
E-Posta Adresiniz
Yorumunuz